Duyurular

Tüm Duyurular

Haberler

  •   Üniversitemiz Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencileri Beyaz Önlük Giydi
    Etkinlik Üniversitemiz Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencileri Beyaz Önlük Giydi
    Duyuru

     Üniversitemiz Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencileri Beyaz Önlük Giydi

     Üniversitemiz Diş Hekimliği Fakültesi tarafından Diş Hekimliği Haftası dolayısıyla Diş Hekimliği Haftası Kutlama ve Beyaz Önlük Giyme Töreni düzenlendi. Üniversitemiz Mavi Salon'da yapılan törende 44 öğrenci beyaz önlük giydi. Törene Rektör Prof. Dr. Ekrem Yıldız, Vali Yardımcıları Rıfat Ata ve Abdullah Aslaner, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Osman Çağlayan ve Prof. Dr. Hakan Kocamış, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Erdemir, Dekan Yardımcıları, Öğretim Üyeleri, öğrenciler ve aileler katıldı.

    "Diş Hekimliği Fakültemiz Diş Hekimliği Uzman Sınavında Devlet Üniversiteleri Arasında 3. Oldu"

     Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Erdemir yaptığı konuşmada, Bilimsel Diş Hekimliği Eğitiminin 22 Kasım 1908 tarihinde başlaması nedeniyle 22 Kasım Diş Hekimleri Günü olarak kutlandığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Her yıl 22 Kasımı da içine alan hafta Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası olarak kutlanmakta ve hem  meslektaşlara hem de topluma yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Hem Diş Hekimleri Günü'nü kutlamak hem de mesleğe yeni adım atacak olan öğrencilere mesleğe hoş geldin demek amacıyla önlük giyme töreni düzenlendi. Üniversitemiz Diş Hekimliği Fakültesi 2002 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuş ve 2004 yılından itibaren 9 Yardımcı. Doçent. İle hasta kabülüne başlamıştır. Bugün ise 6 Prof. Dr., 9 Doç., 14 Yrd. Doç., ve 45 Araştırma Görevlisi ile eğitim-öğretime devam etmektedir. Fakülte 2007-2008 yılında ilk öğrencilerini kabul etmiş ve bugüne kadar 3 kez mezun vermiştir. Üniversitemiz 2014 yılı Nisan ayında yapılan ‘Diş Hekimliği Uzman’ sınavında Tüm Üniversiteler arasında 2.,  Devlet Üniversiteleri arasında ise 1. Olmuştur. Eylül ayındaki ‘Diş Hekimliği Uzman’ sınavında Tüm Üniversiteler arasında 4., Devlet Üniversiteleriarasında ise 3. Olmuştur."

    "Hekim Olma Yolunda Atılan İlk Adım"

     Önlük giyecek öğrencilere, Önlük Giyme Töreninin hekim olma yolunda atılan ilk adım olduğunun altını çizen Prof. Dr. Erdemir, giyilen beyaz önlüğün ‘Saflığın ve temizliğin, şeffaflığın, sevginin, zorluklarla mücadele, fedakarlık ve umutun ifadesi olduğunu belirtip, "Öğrencilerimizi öğrencileri ulusal ve uluslararası bilimde iş birliği yapabilecek, bilimsel ve kültürel olarak donanımlı hekimler olarak yetiştirmek temel amacımız. Bu meslekle ülkemize ve tüm insanlığa önemli hizmetlerde bulunacağınıza yürekten inanıyorum." sözleri ile konuşmasını tamamladı.

     Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız ise yaptığı konuşmasında Diş Hekimliği Fakültesi'nin,  Üniversitemiz'nin sağlık alanında göz bebeği Akademik Birimlerinden biri olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: " Diş Hekimliği Fakültemiz, yeni bir fakülte olmasına rağmen bugün bulunduğu yer itibariyle Türkiye’nin  sayılı ilk 3’e giren başarılarıyla etkin hizmetiyle göz dolduran bir fakültedir. Ağız ve Diş Sağlığında gerçekten iddialı bir fakülteyiz ve Ankara dahil bütün çevreden hastalarımız var. Diş Hekimliği Fakülmizin öğretim üyelerinden, gayretli çalışmalarından dolayı şükrünlü bahsetmek gerekir. Öğretim üyelerimiz daima birebir hastayla meşgul oluyor. Bazen gündüz yetmiyor, mesai sonrası dahi hasta kabul ediyorlar. Yine şükranla yad ediyorum ki Diş Hekimliği Fakültemiz, başarılarıyla dereceye giren bir fakültedir.

     Her yıl artan öğrenci sayımız nedeniyle yeni binamızın inşaatına 2013 yılının sonlarına doğru başladık. Yatırım ödeneklerimizin büyük bir bölümünü Diş Hekimliği Fakültemize aktardık. Kalkınma Bakanlığı'ndan fon talebinde bulunmamız sonucunda ciddi bir mebla bize Bakanlık tarafından gönderildi. 2016'nın ilk yarısında yeni binamızı tamamlamayı hedefliyoruz. Tıp Fakültesi Hastanemizin arkasında yükselen Diş Hekimliği Fakültesi binası, Türkiye'nin en kapsamlı ve en donanımlı Fakültelerinden biri olacak. Yeni binamıza geçtiğimizde, şu an mekan sıkıntısı sebebiyle alamadığımız cihazları da oraya almış olacağız. Dolayısıyla Diş Hekimliği Fakültemiz bugünkü başarılarının üstüne, yeni başarılar katacak. Bundan eminiz çünkü hocalarımız fedakar, çalışkan ve başarılı. Biliyoruz ki başarıyı insan unsuru gerçekleştirir. Ne kadar modern, kaliteli, teknolojik cihazınız olsa dahi iyi yönetmeyip, ilgilenmezseniz buradan başarısızlık çıkabilir. Bu yıl mezun olanlar eski binadan mezun olacaklar ama sonraki yıllardaki öğrencilerimiz yeni binadaki fakültelerinden mezun olacak. Diş Hekimliği Fakültemiz, her yönüyle kendine yeten bir fakülte olacak, yeni bina açıldığında bu programları, o binanın konferans salonunda yapacağız.

     Biz Diş Hekimliği Fakültesi olarak öğrencilerimizi seviyoruz. Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu bazı alet ve malzemeyi fakültemiz finanse ediyor. Topluma hizmet kapsamında fakültemiz belkide Türkiye'nin 1. sırada önem arz eden işlerini gerçekleştiriyor. Öğrencilerimizin, hocalarının öncülüğünde bakıma muhtaç olan vatandaşlara, Ağız ve Diş Sağlığı konusunda yapmış olduğu Kırıkkale kamuoyunun da bildiği uygulamalar var. Türkiye çapında yürütülen ve TİKA tarafından desteklenen uluslararası projelerimiz var. Gelen öğrenci yakınlarına hoşgeldiniz diyorum. Bu güzel evlatları, bu alanda bize yolladıkları için teşekkür ediyorum. Biz de bu evlatları kendi evlatlarımız gibi görüyoruz, onların başarıları sizi ne kadar sevindiriyorsa bizi de o kadar gururlandırıyor ve sevindiriyor. Bu yüzden diyoruz ki Üniversitemiz mezunları, Üniversitemiz'nden kopmuyorlar. Onların başarılarından bizde mutlu olacağız. Öğrencilerimizi kutluyorum, beyaz önlükle inşallah mesleğin gerektirdiği ciddiyet ve etik kapsamı içerisinde çok başarılı hekimler olarak yetişecekler bundan eminim. Bu etkinliği düzenlediği için diş hekimliği fakültesine teşekkür ediyorum."

     Programın devamında Bilimsel Yayında dereceye giren öğretim üyelerine hediyelerinin verilmesinin ardından, Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri tarafından 44 öğrenciye beyaz önlükleri giydirildi. Öğrenciler, önlüklerini giydikten sonra Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ertuğrul Ercan eşliğinde yeminlerini ettiler.

     Program fuaye alanındaki ikramla devam etti.

     

  •   Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi Çarşamba Seminerlerinin İlkini Gerçekleştirdi
    Etkinlik Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi Çarşamba Seminerlerinin İlkini Gerçekleştirdi
    Duyuru

    Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi Çarşamba Seminerlerinin İlkini Gerçekleştirdi

     Üniversitemizde yeni kurulan İslami İlimler Fakültesi,“Çarşamba Seminerleri” ismiyle yeni bir seminerler dizisi başlattı. İslami İlimler Fakültesi öğretim üyelerinin tarafından düzenlenen “Çarşamba Seminerleri”nin ilki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 212 Numaralı Salon'da gerçekleştirildi.

     “Kur’an’da Suç-Ceza Denkliği” başlıklı ilk semineri İslami İlimler Fakültesi Fıkıh Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adem Yıldırım sundu

     Sunumda Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, Kur’an’da suç ve ceza arasında birbirleriyle uyumlu, biri diğerini çağrıştıran bir yapının varlığından bahsederek, "Suç ve ceza birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. Bir suça ceza tayin edilirken, cezanın suçtan bağımsız ele alınamayacağı, cezanın ancak suça endeksli olarak tayin edilebileceği, adaleti ve olası mağduriyetleri gidermenin ancak bu ilkenin icrasıyla mümkün olabilir." dedi.

     Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, İkinci husus olarak, Kur’an’da konuyla ilgili yer alan on ayet ele alınarak, ayetlerde geçen “misl/denklik” kavramından söz etti. Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Suçla cezayı birbirine bağlayan, birinin diğeri ile denkliğini sağlayan “misl” kelimesinin ilgili ayetlerde her defasında tekrar edildiği, cezanın ancak suçun miktarına, suçun şekline ve suçun cinsine göre tespit edileceği, böylelikle suç-ceza dengesinin sağlanabilir. Diğer taraftan, suç-ceza arasındaki misliyetin/denklik üç şekilde kurulabilir. Buna göre ceza, ya suçun aynısıyla, ya zıddıyla ya da mümasiliyle tezahür edebilir."

     Üçüncü başlık olarak, Kur’an’da geçen bazı kıssalar örnek veren Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, suç-ceza dengesinin nasıl kurulduğunun pratik örneklerini gösterdi. Örneklerde Hz. Adem’in kendisine yasaklanan emri çiğnediği bunu yaparken iki beklentisi olduğu, onların da “ebedilik ve sınırsız saltanat” olduğu,  ona verilen cezanın da suç işlerken gözettiği amaçla ters orantılı olarak “sınırlı hayat ve sınırlı mekan” olarak tezahür ettiği vurgulandı. Yine Yunus as örneği üzerinde duruldu. Özgürlük isteğiyle görev mahallini terk eden ve oradan ayrılan Hz. Yunus’un bu davranışında, suç işlerken gözettiği amacın tersine bir ceza olarak onun balığın karnında, sınırlı bir mekanda tutsak olduğu böylece suçuyla ters orantılı ama suçun misli/dengi bir ceza ile cezalandırıldığı ifade edildi. Diğer taraftan, Hz. Peygamberi Mekke’den çıkartan müşriklerin hayati bir suç işledikleri, inananları Mekke’den çıkarma suçunun karşılığı olarak 2 yıl sonra Bedir savaşında elebaşlarının öldürülmesiyle onların da Mekke’ye girememe şeklinde suçun misli/dengi bir ceza ile cezalandırıldıkları örneği verildi.

     Sunum, günümüz hukuk sistemine yapılan bazı atıflar ve eleştirilerle devam etti. Buna göre, günümüz dünyasında suçla ceza arasında olması gereken doğal/fıtrî dengenin gözetilmediği, böylelikle hem failin, hem mağdurun hem de toplumun ciddi adaletsiz uygulamalarla karşı karşıya kaldığı üzerinde duruldu. Örneğin, mali suçlara özgürlüğün kısıtlanması şeklindeki hapis cezası verilmesinin suç-ceza dengesizliği oluşturduğu, oysaki mali suçun cezasının ancak mali ceza şeklinde verilebileceği, adaletin ancak böylelikle sağlanabileceği, diğer taraftan bu ilkenin genel önlemeyi ve mağdur haklarını koruyacak doğal önlemleri de içerisinde barındırdığı vurgulandı.

     Bir saatlik sunum, soru-cevapların ardından bir sonraki Çarşamba günü saat 15:00’te ve aynı salonda yeni bir hocanın sunacağı yeni bir sunum daveti ile sona erdi.

  •   Kadın Dayanışma ve Destekleme Derneği, Üniversitemizde Ağaç Dikti
    Etkinlik Kadın Dayanışma ve Destekleme Derneği, Üniversitemizde Ağaç Dikti
    Duyuru

    Kadın Dayanışma ve Destekleme Derneği, Üniversitemizde Ağaç Dikti

     Kadın Dayanışma ve Destekleme Derneği  "Çevreyi Güzelleştirme ve Doğayı Koruma" misyonu çerçevesinde Üniversitemizin Derneğe vermiş olduğu desteğe ithafen, Üniversitemiz Ana Kampüsünde 18 Kasım 2014 tarihinde ağaç dikimi gerçekleştirdi. Ağaç dikim törenine Üniversitemiz Rektörü Prof.Dr. Ekrem Yıldız, Rektör Yrd. Prof. Dr. Osman Çağlayan ve Prof. Dr. Hakan Kocamış , Bölge İdare Mahkeme Başkanı Emine Aktepe, Dernek Yönetim Kurulu üyeleri,  çok sayıda dernek üyesi, üniversite personeli ve K.Ü. Matematik ve Oyun Topluluğu üyeleri katıldı.

    "Bu Ağaçlar Gibi Derneğimizin Çalışmaları da Büyüyerek Devam Edecek"

     Dernek Başkanı Öğr. Gör. Dr. Müzeyyen Özhavzalı, tüm katılımcılara destekleri için teşekkür ederek sözlerine şöyle devam etti: “Derneğimizin kuruluşundan beri bizden desteklerini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Ekrem Yıldız’ın şahsında Kırıkkale Üniversitemize çok teşekkür ediyor ve bu teşekkürün göstergesi olarak Kampüste ağaçlandırma yapıyoruz. Derneğimizin en önemli amacı, Üniversitemizin yetiştirdiği akademik ve idari  personel ile Kırıkkaleli ve Kırıkkale'de yaşayan kadınlar arasında köprü kurarak, personelimizin donanımını halkla paylaşmasıdır. Söz konusu amacımızı daha da güçlendirmek için  bu etkinliği gerçekleştirdik. Bu ağaçlar gibi derneğimizin çalışmaları ve faaliyetlerinin de hep büyüyerek devam etmesini temenni ediyorum."

    Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız ise "Ağaç Dikme" etkinliğinden dolayı çok memnun olduklarını ve ellerinden geldiğince Üniversitenin derneğe desteğinin devam edeceğini belirtti.

     

  •   Üniversitemiz Mühendislik Fakültesinde Kaynakçılıkta İş Kazalarını Önlemek İçin Sistem Geliştirildi
    Etkinlik Üniversitemiz Mühendislik Fakültesinde Kaynakçılıkta İş Kazalarını Önlemek İçin Sistem Geliştirildi
    Duyuru

     Üniversitemiz Mühendislik Fakültesinde Kaynakçılıkta İş Kazalarını Önlemek İçin Sistem Geliştirildi

     Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Ahmet Kürşad Türker ve Doç. Dr. Süleyman Ersöz, KOSGEB desteğiyle yürüttükleri "İz Süren Kaynak Otomasyonu Projesi" çerçevesinde, kaynakçılıkta iş kazalarını önlemek amacıyla sistem geliştirdi. Yeni sistemle, kalorifer kazanlarında kaynak yapılırken oluşabilecek iş kazalarının önlenmesi hedefleniyor.

     Doç. Dr. Türker, kaynak işlerini otomatik hale dönüştürmek için KOSGEB desteğiyle, üniversite-sanayi-devlet iş birliğinde "İz Süren Kaynak Otomasyonu Projesi"ni hayata geçirdiklerini söyledi. Kalorifer kazanlarında kaynak işlerinin önemli bir yer teşkil ettiğini belirten Doç. Dr. Türker, "Buradaki hatayı en asgariye indirecek, insan hatasından arındıracak bir robot ortaya koymayı amaçladık. Bu nedenle bir otomasyon robot tasarlamayı düşündük. Bunu da görüntü işlemeyle birlikte yapmayı hedefledik" diye konuştu. Kaynak yapılacak noktanın belirlenmesinde sıkıntılar yaşanabildiğini dile getiren Doç. Dr. Türker, şunları kaydetti: "Robot (otomasyon sistemi) sayesinde öncelikle hassas kamerayla yerlerini tespit edip kaynak yapılacak noktalar belirleniyor. Robot, otomatik olarak o noktalara konumlanarak bu sayede kaynak işlemlerini yapacak. Bunu da büyük oranda başardık. Birtakım kalibrasyon noktasına geldik. İnce ayarları da yapıldığı zaman 1-2 ay içerisinde aktif hale gelmiş olacak. Yapmaya çalıştığımız şey, insan hatalarından arındıracak bir robot ortaya koymak." Doç. Dr. Türker, Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) kalorifer kazanı imalatı yapan bir işletmede sistemi kullanmaya başladıklarını söyledi.

     "Türkiye için bir ilk, çok önemli bir yenilik olacak"

     Doç. Dr. Süleyman Ersöz de Türkiye'de bu tür otomasyonların 3 eksende çalışanlarının mevcut olduğunu belirterek, "Biz, bu 3 ekseni 6 eksene taşıyan bir model hazırladık. Bu 6 eksene taşıdığımız modeli burada gerçek ölçülerinde tasarlamayı düşünüyoruz. Şu anda da 4 eksende çalıştırıyoruz. Diğer 2 ekseni de bir aya kadar tamamlamayı düşünüyoruz. 6 eksene çıkması halinde de Türkiye için bir ilk, çok önemli bir yenilik olacak. Kaynak problemlerine yönelik kalitesizlik, kazan patlamaları nedeniyle oluşan risklerle kayıpların önüne geçme ve kalite güvencesi noktasında çok önemli kazanımlar olacak" şeklinde konuştu. Doç. Dr. Ersöz, 3 eksenli robotların verilen koordinatlarda işlem yaptığını ifade ederek, "Oysa bizim sistematiğimizde koordinatları rakamsal olarak tanımlamıyoruz. Koordinatların bir kamera vasıtasıyla görüntüsünü alıyoruz. Robot daha sonra görüntüde kaynak yapılacak yerleri tespit edip, görüntüyü işleyerek iz üzerinden takip edip kaynağı yapıyor" dedi.

     Kırıkkale OSB'de kazan imalatı yapan Mustafa Kubuş ise proje için 550-600 bin lira civarında harcama yapıldığını belirtti. Projeyi yaklaşık 50-100 bin lira daha harcama yaparak tamamlamayı düşündüklerini kaydeden Kubuş, "Bu proje için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve KOSGEB'e teşekkür ediyoruz. Bu makine yarın seri üretime çıktığı zaman fiyatı daha aşağı düşecektir. Piyasaya arz edildiği zaman hem işletmemizin hem de kaynakla uğraşan diğer işletmelerin ihtiyacını gördüğünde yarı fiyatına kadar düşeceğini umut ediyoruz" diye konuştu.

  •   Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Ali Erdemir Atandı
    Etkinlik Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Ali Erdemir Atandı
    Duyuru

    Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine Prof. Dr. Ali Erdemir Atandı

     Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İ. Erhan Gelgör’ün yerine Yüksek Öğretim Kurumu tarafından Prof. Dr. Ali Erdemir’in atanması dolayısıyla Diş Hekimliği Fakültesi dekanlık makamında devir teslim töreni gerçekleştirildi.

     Düzenlenen törene Rektör Prof. Dr. Ekrem Yıldız, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Osman Çağlayan ve Prof. Dr. Hakan Kocamış, bölüm başkanları, öğretim üyeleri ve idari personel katıldı.

    “Diş Hekimliği Fakültemiz Harikalar Yaratıyor”

     Prof. Dr. İ. Erhan Gelgör’ün uzun zamandır dekanlığı vekaleten başarılı bir şekilde yürüttüğünü dile getiren Rektör Prof. Dr. Yıldız, “Kendisine başarılı çalışmalarından ötürü Üniversitemiz adına teşekkür ediyorum.  Diş Hekimliği fakültemiz olumsuz bina koşullarına rağmen harikalar yaratıyor. Hem hasta sayısı hem de yaptığı işlerin kalitesinden ötürü oldukça başarılı işler yapıyor. Allah izin verirse 2016’nın ilk altı ayında yeni binamıza geçmek için çalışıyoruz. İnşallah daha geniş, konforlu ve daha donanımlı olacak olan yeni binamızda yine siz hocalarımızla beraber başarılı işler yapmak nasip olur. Bu zor yöneticilik görevindeki çalışmalarından ötürü Prof. Dr. İ. Erhan Gelgör hocamıza tekrar teşekkür ediyorum ve yeni dekanımız Prof. Dr. Ali Erdemir’e  yeni görevinde başarılar diliyorum” dedi.

    “Bizler Birlikte Çalışmaya Devam Edeceğiz”

     Diş Hekimliği Fakültesi’nin kuruluşundan bu yana üniversitede hizmet vermekten mutluluk duyduğunu ifade eden  Prof. Dr. İ. Erhan Gelgör, “Burada hizmet vermek için  bir sözümüz var. Bu sözü hiç unutmayacağım ve desteklerimi hiçbir zaman sizlerden esirgemeyeceğim. Prof. Dr. Ali Erdemir hocam bu göreve oldukça layık birisi. Bizler birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Yeni görevinde kendisine başarılar diliyorum ve hepinize çok teşekkür ediyorum.” dedi.

    “Fakültemizi Daha İyi Yerlere Getirmeye Çalışacağız”

     Prof. Dr. İ. Erhan Gelgör’ün ardından konuşma yapan Prof. Dr. Ali Erdemir, 2004 yılında bu binaya geldiklerini ve  başlangıçta elverişsiz olan bir binada bir şeyler yapmaya çalışarak bugünlere geldiklerini belirtti. Prof. Dr. Erdemir; “2010 yılında Prof. Dr. Abdülkadir Şengül hoca ve rektörümüz sayesinde fakültemiz atağa geçti. İnşallah daha iyi yerlere getirmeye çalışacağız. Hasta konusunda bir problemimiz yok, yer konusundaki problemimizi de aşacağız. Ben Eğitim konusuna eğilip üniversitemizin daha çok sesini duyurmak istiyorum. Yüksek lisans ve doktora olarak daha çok tercih edilen bir üniversite olup Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavındaki başarımızı öğretim üyelerimiz ile birlikte artırmak istiyorum.” dedi.

     Tören toplu resim çekilmesinin ardından sona erdi.

     

  •   Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kırıkkale İl Merkezinde Ücretsiz Kan Şekeri Ölçümü Yaptı
    Etkinlik Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kırıkkale İl Merkezinde Ücretsiz Kan Şekeri Ölçümü Yaptı
    Duyuru

     Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kırıkkale İl Merkezinde Ücretsiz Kan Şekeri Ölçümü Yaptı

     Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi ve T.C. Sağlık Bakanlığı İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 14 Kasım Diyabet Günü kapsamında, Altunbilekler AVM ve Podium AVM’de ücretsiz kan şekeri ölçümü yapıldı. Altunbilekler AVM’de düzenlenen ölçüme Kırıkkale Valisi Ali Kolat, Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız, Kırıkkale İl Emniyet Müdürü Hasan Onar, Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Osman Çağlayan ve Prof. Dr. Hakan Kocamış ile İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Feramiş Güngüneş katıldı.

     Kırıkkale Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şenay Arıkan Durmaz önderliğinde T.C. Sağlık Bakanlığı İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kırıkkale Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meral Saygun ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından yapılan ücretsiz parmak ucu kan şekeri ölçümü standını ziyaret eden Vali Ali Kolat, kan şekerinin önemine dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Diyabet hastalığı çok yaygınlaştı, hatta ölüm seviyelerine kadar inmeye başladı. Herkes tahlil yaptırıp, diyabet hastası olup olmadığını kontrol ettirmeli. Halka böyle bir imkân verdikleri için bugün emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sağlıklı bir toplum olmasını istiyorum.”

     Yaklaşık bin kişinin ücretsiz kan şekeri ölçümünü yaptırdığı stantlarda vatandaşlara Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından şeker hastalığını önlemeye yönelik sağlıklı beslenme ve diyabetik hastalarda tıbbı beslenme tedavi ilkeleri, insülin kullanımı, diyabetik ayak yaralarının önlenmesi diyabetik hastaların ilaçla tedavisi ve kontrolü konusunda bilgi verildi. Ayrıca 14 Kasım Diyabet Günü kapsamında sağlık çalışanlarını da bilgilendirmek üzere, İl Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde Kırıkkale Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şenay Arıkan Durmaz  “Diyabete Bakış” konulu konferans verdi.  Konuşmasında hastalarda şeker hastalığı teşhisi, önceki evrelerde yakalayıp tedavi edilmesinin öneminden bahsederek, hangi dönemde hastalığı yakalarsak yakalayalım hastanın yaşam tarzını değiştirmesi tedavinin en temel basamağını oluşturduğunun altını çizdi.

  •   Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Boyun Kitlelerine Estetik Ameliyat
    Etkinlik Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Boyun Kitlelerine Estetik Ameliyat
    Duyuru

    Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Boyun Kitlelerine Estetik Ameliyat

    Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz (KBB) bölümünde yapılan cerrahi müdahale ile boğazında şişlik oluşan hastanın boğazındaki kitle ağızdan yapılan operosyonla boyunda kesik olmadan alındı.

    Boğazında oluşan şişlik nedeniyle yemek yiyemeyen, su içemeyen, nefes alırken dahi sıkıntı çeken 35 yaşındaki hasta, yapılan ameliyatla yeniden sağlığına kavuştu. Tükürük bezinde mandalina büyüklüğünde bir tümör bulunan ve  gittikçe büyüyerek çevre dokuya yayılan  tümör  hastada ağrıya sebep oluyordu. Hastanın fiziksel görünümünü de olumsuz yönde etkileyen bu durum yapılan operasyonla giderilmiş oldu.

    Hasta, 10 yıldır bu rahatsızlığı çektiğini ve 2 yıldır ağrının giderek arttığını, Üniversitemiz Hastanesine gelmeden önce birçok hastaneye gittiğini ancak bir çözüm bulamadığını dile getirerek, bu şekilde basit bir operasyonla sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu söyledi.   

    "Kesi Yapılmadığı İçin Boyunda İz Kalmıyor"

                   Yapılan ameliyatta kesi yapılmadığı için hastaların boynunda iz bırakmadığını, ilaç kullanımının söz konusu olmadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Gökçe Şimşek, şöyle devam etti: "Tükürük bezi hastalıkları, boyunda kitleler , ırsi boyun kitleleri , boyundaki kistler , doğumda oksijensiz kalıp tükürüğü dışarı akan çocukların tükürük bezlerinin ağız içinden yer değiştirilmesi de bu ameliyatla mümkündür." 

    "Sadece Üniversitemizde Yapılıyor"

                 Doç. Dr. Ercan Akbay geldiğinden beri 1 aydır bu ameliyatların yapıldığını ve şu ana kadar toplam 4 tane vakanın olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Şimşek, “Boynu kesmeden ağızdan çıkarılan bu ameliyat bir tek Üniversitemizde gerçekleştiriliyor. Bu operasyonlarda hastanın ameliyat süresinin az olması , kan kaybının az olması , her hangi bir iz kalmaması , dikiş derdi olmaması , pansuman sıkıntısı olmaması, iyileşme süresi çok daha kısa olması gibi avantajları vardır. Çankırı , Çorum , Kırşehir , Yozgat , Ankara gibi illerden gelen bu tarz hastalara rahatlıkla tedavi sunuyoruz. Hasta geldiğinde 2 gün tahlilleri yapılır daha sonra 3.gün ameliyata alınır ve yatış süresi 1 gündür. Ayrıca  bu ameliyat, hastayı yatağa bağlayan bir ameliyat değildir.” dedi.

     

     

     

  •   Üniversitemiz ile Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Alanında İşbirliği Yaptı
    Etkinlik Üniversitemiz ile Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Alanında İşbirliği Yaptı
    Duyuru

      Üniversitemiz ile Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Alanında İşbirliği Yaptı

     Üniversitemiz ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi arasında imzalanan Protokol ile Yüksek İhtisas Hastanesi çalışanlarına Üniversitemiz'nin konularında uzman akademik personeli tarafından 6331 Sayılı Kanun kapsamında İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri düzenlendi. Eğitim sonunda 1600 katılımcıya katılım belgeleri bir törenle takdim edildi. Törene Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Kocamış, Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Tekin Akça, Hastane Yöneticileri, Uzaktan Eğitim Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Murat Lüy, eğitim veren akademisyenler katıldı.Törende bir konuşma yapan Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Tekin Akça,  son günlerde meydana gelen maden kazalarına değinmiş ve madenlerle aynı tehlike grubunda bulunan sağlık sektöründeki risklere dikkat çekerek, bu risklerin çalışanlara tekrar tekrar hatırlatılması ve iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması amacıyla bu eğitimlerin yapıldığını ifade etti. Uzm. Dr. Akça, konuşmasının sonunda destek ve katkılarından dolayı Üniversitemiz Yöneticilerine ve akademisyenlerine teşekkürlerini iletti.

     Törende Üniversitemiz adına bir konuşma yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Kocamış, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun, iş kazaları ve meslek hastalıkları ortaya çıkmadan önlem alınmasını zorunlu hale getiren, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinde en iyi koşulları hedefleyen bir kanun olduğunu ifade etti.  Ayrıca Prof. Dr. Kocamış, gelişmiş ülkelerde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşmuş olduğu, ülkemizde ise bu kültürün oluşabilmesi için eğitim faaliyetlerin aralıksız devam etmesi gerektiğini, Sağlık sektörünün çok tehlikeli işyeri sınıfında yer almasından dolayı bu eğitimlerin her yıl tekrarlanması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Kocamış, katılımcılara, eğitim veren akademisyenlere, Üniversitemiz adına İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerini koordine eden Yrd. Doç. Dr. Murat Lüy'e ve İş sağlığı ve Güvenliği konusundaki hassasiyetlerinden dolayı Başhekim Tekin Akça'ya teşekkür etti.

     

     

     

     

     

  •   Üniversitemizden Akıllı Telefon ile Glikoz Ölçümü Projesi
    Etkinlik Üniversitemizden Akıllı Telefon ile Glikoz Ölçümü Projesi
    Duyuru

    Üniversitemizden Akıllı Telefon ile Glikoz Ölçümü Projesi

     Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan ÇİFTÇİ’nin koordinatörlüğünü yaptığı “Kâğıt Temelli Kolorimetrik Glikoz Sensör Geliştirilmesi ve Akıllı Telefon Kullanımı ile Glikoz Ölçümleri” isimli proje TÜBİTAK tarafından kabul edildi. Kasım 2014 yılında başlayan projenin 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor.

    "Nanomateryaller Kullanılarak Glikoz Ölçümü Yapılacak"

     Doç. Dr. Çiftçi yaptığı açıklamada önerilen proje ile glikozun miktar tayininin akıllı telefon (smartphone) kullanılarak gerçekleştirileceğini belirtti.Gerçekleştirilecek proje ile nanomateryaller kullanılarak daha ucuz, basit ve seçici glikoz ölçüm yönteminin geliştirilebileceğini söyleyen Doç. Dr. Çiftçi, "Bu proje kapsamında glikoz tayin için cep telefonları kullanılarak hızlı, ekonomik olarak laboratuvar dışı ölçüm (points of care diagnostic) (POC) cihazları arasında mevcut sistemlere alternatif ölçüm sisteminin geliştirilmesi düşünülmüştür. Araştırma sonucunda geliştirilen yöntem düşük maliyet, kısa ölçüm süresi, uygulanabilir olması,  karmaşık ve pahalı olmayan cihazlarla ve sadece akıllı telefon kullanımıyla analiz yapılabilmesi gibi avantajlarından dolayı oldukça dikkat çekici bir araştırma konusudur. Çalışmamızın son aşaması ise ürün geliştirmeye yönelik olacaktır. Bunun için ölçüm yapılacak matriks kâğıt üzerine alınacaktır ve kâğıt temelli glikoz sensör geliştirilmeye çalışılacaktır." diye konuştu.

    "Akıllı Telefonlar Sağlık Sektöründe Aktif Rol Oynayacak"

     Dünya sağlık örgütü (WHO) 2013 verilerine göre dünyada yaklaşık 347 milyon kişinin şeker hastası (diyabet) olduğu ve bu sayının 2035 yılında  592 milyona yükseleceğinin tahmin edildiğinin altını çizen Doç. Dr. Çiftçi sözlerine şöyle devam etti: "Ayrıca 2013 yılı verilerine göre 2-79 yas grubu aralığında seker hastalığından ölenlerin sayısı ise 5.1 milyon kişidir. Kandaki glikoz seviyesi insan sağlığı için önemli bir belirteçtir ve bu seviyenin insan vücudundaki organları ve dokuların korunması için belirli seviyede tutulması gerekir. Bu nedenle glikozun kantitatif tayini klinik tanılarda, gıda ve ilaç endüstrisinde oldukça önemlidir. Bu konuda yapılacak ilerlemeler diyabet hastalarının yaşam kalitelerinin artırılmasında önemli bir katkı sağlamasının yanı sıra hayatımızın pek çok alanına dahil olan akıllı telefonlar gerçekleştireceğimiz  proje sonucunda sağlık sektöründe de aktif rol almaya başlayacaktır. Ayrıca Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Kimya Araştırma Laboratuvarında yürütülecek olan projenin yüksek lisans öğrencilerinin eğitimlerinede katkı sağlayacağını düşünüyoruz."

Etkinlikler